Bugün : 30 Mart 2020, Pazartesi

Favorilere Ekle!

cyprıdophobia nedir?

cyprıdophobia : n. Cinsel temasla geçebilen herhangi bir hastalıktan aşırı korkma, zührevi hastalık korkusu.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

croupy : a. Boğmacalı.


cystometrogram : n. Çeşitli şartlar altında idrar kesesinde mevcut basınç değişikliklerinin kaydedilmesi.


diastematomyelia : n. Omurilik'te, çift gibi görünüm veren doğştan uzunluğuna yarık bulunuşu hali.


eserine : n. See: Physostigmine.


fascioplasty : n. Fasyanın plastik tamiri, fasyoplasti.


harelip : n. Tavşan dudağı, üstdudakta bulunan bir veya iki taraflı konjenital yarıklar.


indentation : n. 1. Çentikleşme, çukurlaşma, çukur meydana getirme; 2. Çentik çukur, çukurluk.


introversion : n.İçeriye doğru dönme veya çevrilme.


isophoria : n. İki gözün görm eeksenlerinin mutabakatı, izofori.


longevity : n. Uzun süre yaşama hali, uzun ömürlülük.


meromicrosomia : n. Vücudun bazı kısımlarının normalden küçük olması.


mesocord : n. Plasentaya yapışık göbek kordonu.


mononuclear : a. Tek nüveli.


olfactophobia : n. Kokulardan nefret etme, güzel kokuları sevmeme hastalığı, olfaktofobi.


panophthalmitis : n. See: Panophthalmia.


papule : n. Deride küçük, kenarları iyice belli sertçe kabartılar, papül.


pexis : n. 1. Organ veya oluşumun ameliyatla tesbit edilmesi, ogranın belli bir yere dikişle tutturularak sabitleştirilemsi; 2. Herhangi bir maddenin doku tarafından tutulması, maddenin dokuda toplanması.


preparatory : a. See: Preparative.


recombination : n. Bir bileşiği oluşturan unsuralrın ayrılmalarını takiben yeniden birleşmeleri, tekrar biraraya gelme.


rhythmic : a. Düzenli, ritmik.