Bugün : 19 Ocak 2020, Pazar

Favorilere Ekle!

gangrene nedir?

gangrene : n. Gangren: Dokuların içindeki bütün hayat tezahürlerinin sona ermesi, dokunun ölmesi.

diabetic gangrene : Bazı şeker hastalarında görülen sulu gangren.;


dry gangrene : Arterlerin tıkanması sonucu hayatiyetini kaybeden doku veya organ parçasında kuruma ve sertleşmenin eşlik ettiği gangren, kuru gangren;


gas gangrene : Clostiridium welchii ile enfekte dokuda meydana gelen gangren, gazlı gangren (Gangren çevresindeki dokularda gaz toplanır).


moist gangrene : Kokuşma yapan bakterilerin süratle gelişmesi sonucu dokuda sulanma ve tiksindirici koku ile belirgin gangren, sulu gangren;


senile gangrene : Arteryoskleroz'a bağlı olarak gelişen gangren;


Traumatic gangrene : Travmanın sebep olduğu doku harabiyetine bağlı olarak gelişen gangren;


white gangrene : Bölgesel lenf akımındaik tıkanma sebebiyle gelişen gangren beyaz gangren.


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

bradyrhythmia : n. Nabzın normalden daha az sayıda oluşu.


caseation : n. Yumuşak, peynir gibi bir kütlenin oluşması, tüberkülozda olduğu gibi.


chiropractor : n. Birçok hastalıkların sinirsel iletimdeki bozukluklara bağlı olarak meydana glediğine inanan kimseler.


chthonophagia : n. Toprak, kil veya çamur yeme.


enterostasis : n. Barsak stazı.


flex : v. 1. Bükmek, eğmek; 2. Bükülme yeri.


gonocyte : n. Embriyonun ilkel üretim hücrei, gonosit.


hyperpiesis : n. Yüksek tansiyon, tansiyon yüksekliği.


inguinodynia : n. Kasıkta hissedilen ağrı, kasık ağrısı.


lancinating : a. Hancer gibi saplanan (sancı), keskin (ağrı v.s)


mesorchium : n. Fetüs testini yerinde tutan periton kıvrımı.


monophobia : n. Yalnızlıktan korkma, yalnızlık korkusu, monofobi.


nascent : a. Vücude (meydana) gelmiş, tekevvün halinde olan, olgunlaşmış, ilkel.


osteoblast, : n. Kemik dokusu oluşturan hüre, osteoblast.


osteopsathyrosis : n. Fragilitas ossium.


pachydermatous : a. Kalın derili.


parasacral : a. Sakrum yakınında, sakrum'a komşu, sakrum'a bitişik.


proteosuria : n. İdrarda proteoz bulunması.


pyogenic : a. 1. Cerahat yapıcı, piyojen; 2. Cerahat oluşumuna ait.


renogenic : a. Böbrekten kaynaklanan, böbrek dokusundang elişen.