Bugün : 17 Eylül 2019, Salı

Favorilere Ekle!

neck nedir?

neck : n. Boyun, cervix.

nithsdale neck : Tiroid bezindeik büyüme sebebiyle ön kısmında şişlik gösteren boyun; guatr;


webbed neck : Omuzda anormal doku artımı ve boyunun kalınlaşması nedeniyle boyun ile omuz arasındaki normal açının silinmesi ile belirgin durum, geniş boyun;


wry neck : Boyun kaslarındaik spazm nedeniyle boyunun sertleşmesi ve başın yana doğru eğilmesiyle belrgin durum, boyun tutulması, torticollis.


neck of womb. : Uteru boynu, cervix uteri.


necks stiffness : Ense sertliği (menenjit, tetanos v.s'de görülen ense kaslarının devamlı sertliği).


anatomical neck : Anatomik boyun (Humerus ve Femur);


derbyshire v : Cedere boğaz uru; guatr.


Stiff neck : Boyun tutulması;


surgical neck : Cerrahi boyun;


  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

bone : n. Kemik, os.


choroidea : n. Gözün retina ile sklera arasında kalan damardan zengin orta tabakası, gözün damar tabakası, koroidea.


chrysarobin : n. biochem. Goa tozundan elde edilen maddelerin karışımı olup, muhtelif cilt hastalıklarında kullanılır.


diffusiometer : n. Bir ortamdan diğer bir ortama geçen moleküllerin yayılma hızını ölçen alet.


ependyma : n. Beyin ventriküllerini ve belkemiği merkez kanalını örten zar, ependim.


fibrinogen : n. biochem. Kanda erimiş halde bulunan ve trombin tesiriyle fibrin şeklini alarak pıhtılaşmayı sağlayan protein, fibrinojen.


filipuncture : n. İçinde bulunan kanın pıhtılaşmasını sağlamak amacıyla bir aneurisma'nın içine iplik inceliğinde bir tel sokulması.


gastroenterotomy : n. Mide ve barsağı açma ameliyesi, gastroenterotomi.


infrahyoid : a. Hiyoid kemiğin altı, hiyoidaltı.


ischioanal : a. İschium ve anüs ile ilgili.


isogeneic : a. 1. Aynı genetik yapıya sahip kişilerle ilgili (Tek yumurta ikizleri gibi); 2. Aynı genetik yapıya sahip kişiden alınan.


labiomental : a. Dudaklara ve çeneye ait.


odontoschism : n. Diş çatlaması.


otocatarrh : n. Kulak nezlesi.


overcorrection : n. Görme bozukluğunu düzeltmek için haddinden fazla kuvvetli mercek kullanma.


peritrichial : a. Kıl folikülü çevresinde, kıl folikülünü çevreleyen.


photobacterium : n. Bazı balık ve benzeri hayvanlar üzerinde parazit olarak yaşayan ışıldama özelliğine sahip bir bakteri cinsi (Bu cins bakterilerin kültür yüzeyleri de fosfor gibi ışıldama gösterir).


polyadenitis : n. Çok sayıda lenf düğümünün aynı anda iltihaplanması.


spermoneuralgia : n. Sperma kordonu nevraljisi.


strabismometry : n. Şaşılık derecesinin, strabizmometre ile ölçülmesi.