Bugün : 19 Eylül 2019, Perşembe

Favorilere Ekle!

palpebrate nedir?

palpebrate : a.&v. 1. Göz kapaklarına sahip, göz kapaklı (hayvan); 2.Göz kırpmak.

  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z

buggery : n. Anüs yoluyla yapılan cinsel birleşim, sodomi.


concentrate : v. biochem. Teksif etmek, koyulaştırmak.


cryesthesia : n. Soğuka karşı aşırı duyarlık hali.


epiglottitis : n. Epiglot iltihabı, epiglotid.


ergograph : n. Kasların kuvvetini ölçmeye yarayan alet, erogagraf.


fertility : n. 1. Gelişme yeteneği, doğurma yeteneği, doğurabilme; 2. Mümbitlik, verimlilik.


globulolyctic : a. Eritrositleri eritici, hemoliz yapıcı.


hemocuprein : n. biochem. Eritrositlerde bulunan bakır ve hem ihtiva eden madde.


identification : n. Psikolojide, kişiliğin başka bir kimseye ait kişilik örnek alarak geliştirilmesi.


hypocalcia : n. Kalsiyum noksanlığı, kalsiyumsuzluk.


leukoblast : n. Gelişmemiş lökosit.


lymphocyte : n. Lökositlerin bir cinsi, lenfosit (Lenfositler koyu boyanan bir çekirdeğe ahip olup sitoplazmalarda granül ihtiva etmezler. Lenf dokusundan oluşan organlar ve lenf düğümlerinde bol miktarda bulunurlar. Sayıları kanın milimetreküpünde takriben 2000 kadardır ve dolaşımdaki lökositlerin %20'sini teşkil ederler).


magma : n. Yumuşak macun halinde madeni veya nebati bir katışık.


orchiocele : n. 1. Testis fıtığı; 2. Sikrotum fıtığı; 3. Testis tümörü.


paratenon : n. Bir kirişin bulunduğu boşluğun etrafındaki gevşek bağ dokusu.


pilary : a. 1. Saç (kıl) lara ait; 2. Kıllı, tüyül.


protistology : n. Tek hücreden oluşan mikro-organizmaları inceleyn bilim dalı, mikrobiyoloji, protistoloji.


protocol : n. Bir hastanın hastalık hikayesini ve tedavisini yalızı olarak bildiren belge, protoko.


reflex : n. Bir tenbihe karış irade dışı verilen cevap, refleks.


registry : n. Hastane arşiv dairesi.