Bugün : 22 Kasım 2017, Çarşamba

Favorilere Ekle!

L harfi ile başlayan tıp terimleri

L-form
n. Hücre çeperi parçalanan bak ...

L.E.cells
n. Lupus eryhematosus'lu hasta ...

labia
n. Dudaklar. ...

labial
a. Dudağa ait, labialis. ...

labialism
n. Dudak sesleriyle görülen ko ...

labile
a. Kararsız, çabuk değişen. ...

lability
n. 1. Dayanıksızlık; 2. Karars ...

labio-alveolar
a. Diş alveolünün dudak tarafı ...

labiocervical
a. Bir diş boynunun dudak yüzü ...

labioglossolaryngeal
a. Dudaklarla, dil ve gırtlağa ...

labioglossopharyngeal
a. Dile, dudaklara ve farinkse ...

labiograph
n. Dudak hareketlerini kaydetm ...

labiolingual
a. Dudaklar ve dille ilgili. ...

labiology
n. Dudak hareketleri bilgisi, ...

labiomancy
n. Karşısındakinin dudak harek ...

labiomental
a. Dudaklara ve çeneye ait. ...

labiomycosis
n. Mantarların dudakta sebep o ...

labionasal
a. Üst dudak ve burunla ilgili ...

labiopalatine
a. Dudaklara ve damağa ait. ...

labioplacement
n. Bir dişin dudağa doğru düşm ...

labioplasty
n. Duda üzerinde yapılan estet ...

labiotenaculum
n. Ameliat esnasında dudakları ...

labium
n. (pl. Labia). 1. dudak veya ...

labo(u)r
n. 1. Doğum ağrıları; 2. Doğum ...

laboratorian
n. Labrant. ...

laboratory
n. Laboratuvar. ...

labrum
n. (pl. Labra). 1. Kenar; 2. d ...

labyrinth
n. İçkulak, labirent. labyrint ...

labyrinthectomy
n. İçkulağın ameliyatla çıkarı ...

labyrinthine
a. Labirent'e ait, labirentik, ...

labyrinthitis
n. Labirent iltihabı. ...

labyrinthotomy
n. Labirent'i kesip açma ameli ...

lac
n. süt, lactis ...

lacer
n. (pl. lacera). Yırtık, lacer ...

lacerate
v. yırtmak, yaralamak. ...

lacerated
a. yırtılmış, yırtık. ...

laceration
n. Yırtma, yaralama, yırtılma ...

lacertus
n. (pl. Lacerti)1. Lifsel yayı ...

lachesine
n. Atropine karşı duyarlı olan ...

lacinia
n. Saçak, püskül. ...

laciniate
a. Püskül şeklinde uzantılar g ...

lacquer, lacker
n. biochem. a) Sarı vernik. b) ...

lacrima
n. Gözyaşı. ...

lacrimal
a. gözyaşına ait, lacrimalis. ...

lacrimase
n. Gözyaşı salgısından elde ed ...

lacrimation
n. Gözyaşı dökme, ağlama, gözy ...

lacrimatory
a. Gözyaşı salgılanmasına sebe ...

lacrimonosal
a. Gözyaşı kesesi ile buruna a ...

lacrimotomy
n. Gözyaşı bezi, kanalı ve kes ...

lactacidase
n. biochem. Lastik asidi mayal ...

lactacidemia
n. Kanda laktik asit bulunması ...

lactaciduria
n. İdrarda laktik asit bulunma ...

lactagoues
n. memelere süt getiren ilaçla ...

lactalase
n. biochem. Dekstrozu laktik a ...

lactalbumin
n. Süt albümini. ...

lactase
n. biochem. Laktozu glikoz ve ...

lactate
n. biochem. Laktik asidin tuzu ...

lactation
n. 1. Laktasyon: Memede süt ha ...

lactational
a. memelerde sütoluşmasıyla il ...

lacteal
a. & n. 1. süte ait, 2. Barsak ...

lactescence
n. süte benzeyiş, sütlülük. ...

lactic acid
n. biochem. Süt asidi, laksik ...

lacticemia
n. Kanda lactic acid'in bulunm ...

lactiferous
a. Süttaşır, laktifer. ...

lactifugal
a. Süt salgılanmasını azaltan ...

lactifuge
n. süt salgısını azaltan faktö ...

lactigenous
a. Süt yapıcı, süt hasıl eden, ...

lactin
n. See: lactose. ...

lactobacillus
n. Bir bakteri çeşidi. ...

lactocele
n. See: galactocele. ...

lactocrit
n. Yağdaki süt miktarını ölçen ...

lactodensimeter
n. Sütün özgül ağırlığını ölçe ...

lactoflavin
n. Vitamin B kompleksini oluşt ...

lactogen
n. Memelerden süt salgılanması ...

lactogenic
a. Süt salgısını uyaran. ...

lactolase
n. Laktik asid yapan enzim, la ...

lactometer
n. Özgül ağırlık ile sütteki y ...

lactone
n. biochem. Laktik asitten çık ...

lactophosphate
n. biochem. Laktik ve fosforik ...

lactoprecipitin
n. biochem. süt kazeinini çökt ...

lactoproteid
n. biochem. Sütten çıkarılan b ...

lactoscope
n. renk tahlili ile sütteki ya ...

lactose
n. biochem. süt şekeri, laktoz ...

lactosum
n. see: lactose. ...

lactosuria
n. İdrarda laktoz bulunması, l ...

lactotherapy
n. Süt kürü, süt perhizi, lakt ...

lactotoxin
n. Sütte bulunan bir toksin. ...

lactovegetarian
n. Süt, yumurta ve sebze ile p ...

lactovorous
a. Sütle beslenen, yaşamını sü ...

lacuna
n (pl. lacunae). kemikte bulun ...

lacunar
a. 1. Küçük boşluk veya aralık ...

lacunule
n. Lakunacık. ...

lacus
n. Göl. ...

lag
n. 1. Enerjinin verilmesi ile ...

lagena
n. Kulakta scala media'nın üst ...

lageniform
a. Şişebiçim. ...

lagnosis
n. Erek veya kadında aşırı cin ...

lagophthalmia
n. Gözlerin uykuda açık kalmas ...

lagophthalmus
n. Gözkapaklarındaki bir arıza ...

laıose
n. biochem. şeker hastalığında ...

lake
n. & v. 1. Mora çalan koyu kız ...

laked
a. Hemoliz'e uğramış, hemoliz ...

laking
Eritrositlerin yapısındaki hem ...

lalia
n. Konuşma, konuşma yeteneği. ...

laliatry
n. Konuşma bozukluklarının inc ...

laliophobia
n. Konuşmaktan korkma, özellik ...

lallation
n. Çocuksu konuşma. ...

lalognosis
n. Konuşma idraki, kolognoz. ...

lalohobia
n. Konuşma korkusu, lalofobi. ...

laloneurosis
n. Sinirsel kaynaklı konuşma b ...

lalonosis.
n. 1. Konuşulanları anlama vey ...

lalopathology
n. Konuşma bozuklukları ile uğ ...

lalopathology.
n. 1. Konuşma bozukluklarının ...

lalopathy
n. Konuşma bozukluğu, lalopati ...

laloplegia
n. Konuşma organları felci. ...

lalorrhea
n. Kelimelerin anormal sarfı. ...

lambda
n. Paryetal kemiklerle oksipit ...

lambdacism
n. L harfini söyleyememe. ...

lambdoid
a. Yunan harfi lambdaya benzey ...

lamellar
a. Lamele ait. ...

lamellous
a. Lamelli. ...

lameness
n. Topallık, sakatlık. ...

lamina
n. (pl. laminae) Yaprak, ince ...

laminar, laminated
a. 1. Lama (laminarya) ait; 2. ...

lamination
n. 1. Lam haline girme veya ko ...

laminectomy
n. Omurların spinal çıkıntılar ...

laminitis
n. Lamina iltihabı. ...

laminotomy
n. Omur laminasının enine kesi ...

lamp
n. Lamba. ...

lampophonia
n. Ses berraklığı, lamprofoni. ...

lamprophonic
a. Kolayca işitilir veya anlaş ...

lanatoside
n. Yüksükotundan elde olunan b ...

lance
v. Neşter ile yarıp açmak, deş ...

lancet
n. Neşter, lanset. ...

lancinating
a. Hancer gibi saplanan (sancı ...

landmarks
n. bir organ üzerindeki tümsek ...

languid
a. Lapacı, fazlaca, tombul olu ...

languor
n. 1. Halsizlik, dermansızlık, ...

lanolin
n. biochem. Yünden çıkarılan y ...

lanthanum
n. biochem. La sembolü ile bil ...

lanuginous
a. Üzeri ince tüylerle kaplı, ...

lanugo
n. 1. tüy (ayva tüyü); 2. Küçü ...

lapactic
a. & n. See: Purgative. ...

laparectomy
n. Karından ameliyatla bir şey ...

laparo
pref. Karın anlamına önek. ...

laparohysterectomy
n. Karın duvarına yapılan kesi ...

laparohysterotomy
n. Karın duvarına yapılan kesi ...

laparomyositis
n. Karın kaslarının iltihabı. ...

laparorrhaphy
Karın duvarının dikilmesi. ...

laparoscope
n. Karın boşluğu ve karın orga ...

laparoscopy
n. Transperitoneal yoldan yara ...

laparotomaphilia
n. Aşırı ameliyat arzusu, kişi ...

laparotomy
n. Karnın açılması, karın duva ...

lapina
n. Tavşanlardan elde edilen aş ...

lapis
n. Taş. ...

laqueus
n. bağ, kuşak, şerit, kiriş, t ...

lard
n. domuz yağı. ...

lardacein
n. biochem. Amiloid dejenerasy ...

lardaceous
a. 1. İç yağsı, iç yağlı; 2. A ...

largactil
n. Chlorpromazine müstahzarlar ...

larva
n. (pl. larvae). Tırtıl, kurtç ...

larval
a. 1. Larvlara ait; 2. Larv şe ...

larvate
a. 1. Maskeli; 2. Saklı, gizli ...

larvated
a. Bililen belirtileri vermeye ...

larvicide
a. 1. Larvları yokeden; 2. Lar ...

larviphage
n. Larvalarla beslenen canlı ( ...

larviphagic
a. Larva yiyen, larva yiyerek ...

larvivorous
a: See: Larviphagic. ...

laryng(o)
pref. Gırtlak, larenks, ...

laryngalgia
n. Gırtlak (larenks) ağrısı, l ...

laryngeal
a. Gırtlağa ait. laryngicus. ...

laryngectomy
n. Gırtlak ameliyatı, larenjek ...

laryngendoscope,
n. see: laryngoscope ...

laryngismus
n. Anjin, larenks spazmı. ...

laryngocele
n. Larenks fıtığı. ...

laryngocentesis
n. Larenksin delinmesi, lareng ...

laryngofisusre
n. Larenks'in orta çizgi üzeri ...

laryngogram
n. Larenks'in röntgen ışınları ...

laryngograph
n. Larenks hareketlerini, çize ...

laryngologist
n. Boğaz hastalıkları müteahas ...

laryngology
n. Boğaz hastalıkları şubesi, ...

laryngoparalysis
n. Larinks felci. ...

laryngopathy
n. Larenks hastalığı, larengop ...

laryngophantom
n. Larenksin suni modeli ...

laryngopharyngeal
a. Gırtlak ve yutağa ait. ...

laryngopharyngectomy
n. Gırtlak ve yutağın ameliyat ...

laryngopharyngitis
n. Gırtlak ve yutağın iltihabı ...

laryngopharynx
n. Yutağın alt parçası. ...

laryngophony
n. Yutağı dinleme sırasında du ...

laryngoplasty
n. Larenksin plastik tamiri. ...

laryngoplegia
n. Gırtlak (larenks) felci, la ...

laryngorhinology
n. Gırtlak ve burun hastalıkla ...

laryngorrhaphy
n. Gırtlağın dikilmeri, larenk ...

laryngorrhea
Gırtlak mukozasının aşırı salg ...

laryngorrhgaia
n. gırtlak kanamas, larenksten ...

laryngoscope
n. Boğaz muayenesine mahsus ay ...

laryngoscopy
n. Gırtlağın içinin ayna ile m ...

laryngospasm
n. Ses şeritleri arasındaki ar ...

laryngostenosis
gırtlağın daralması, larengost ...

laryngostomy
n. Gırtlak fistülizasyonu, lar ...

laryngotomy
n. Gırtlak ameliyatı, larengot ...

Diğer Terimler : 12345
  • A

    Tıp Terimleri A

  • B

    Tıp Terimleri B

  • C

    Tıp Terimleri C

  • D

    Tıp Terimleri D

  • E

    Tıp Terimleri E

  • F

    Tıp Terimleri F

  • G

    Tıp Terimleri G

  • H

    Tıp Terimleri H

  • I

    Tıp Terimleri I

  • J

    Tıp Terimleri J

  • K

    Tıp Terimleri K

  • L

    Tıp Terimleri L

  • M

    Tıp Terimleri M

  • N

    Tıp Terimleri N

  • O

    Tıp Terimleri O

  • P

    Tıp Terimleri P

  • Q

    Tıp Terimleri Q

  • R

    Tıp Terimleri R

  • S

    Tıp Terimleri S

  • T

    Tıp Terimleri T

  • U

    Tıp Terimleri U

  • V

    Tıp Terimleri V

  • W

    Tıp Terimleri W

  • X

    Tıp Terimleri X

  • Y

    Tıp Terimleri Y

  • Z

    Tıp Terimleri Z